GÜNDEM


More

Sözcü Haber

Unknown on : 9 Mayıs 2015 Cumartesi 0 YORUMLAR
Unknown
ETİKETLER :

Sözcü Haber


Yoğun iş hayatına dikkat

Posted: 08 May 2015 02:00 PM PDT



Kişilerin maddi ihtiyaçlarını karşılamaya destek olduğu kadar, kariyer odaklı düşünüldüğünde manevi açıdan da kişileri tatmin eden iş hayatı, yoğun bir döngüye girdiğinde psikolojimizi yoruyor.

Yoğun iş hayatı dolayısıyla stres yönetiminde yaşanan zorluklar kişinin yalnızca kariyerini değil, yakınlarıyla olan iletişimini de doğrudan etkiliyor. Yoğun iş temposu içerisinde kendisini ve çevresindekileri ihmal eden kişiler; motivasyon kaybı, kronik mutsuzluk, zihinsel yorgunluk ve hatta baş ağrısı, uykuya dalmada güçlük gibi fiziksel sorunlarla da karşı karşıya kalıyor.

Sağlıklı bir psikoloji için, iş hayatı ve özel hayat arasındaki dengeyi kurmak gerekiyor
Günümüzde iş hayatı; ailelerimizden daha çok gördüğümüz iş arkadaşlarımız ve hayatımızı rahat sürdürebilmemiz için ihtiyaç duyduğumuz maddi destek anlamına geldiğinden büyük önem taşıyor. Yoğun iş hayatının getirdiği ağır sorumluluklar, kimi zaman bu nedenle eve iş getirme, kişinin kendisine ve yakınlarına yeterince zaman ayıramaması psikoloji üzerinde olumsuz etkileriyle kişiyi mutsuz ediyor. Sağlıklı bir psikoloji için, iş hayatı ve özel hayat arasındaki dengenin kurulması gerektiğini belirten Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle sürdürüyor: "Yoğun iş hayatı; uyku ve yaşam kalitesinde düşüş, kronik mutsuzluk, zihinsel ve bedensel yorgunluk gibi sorunlarda aktif rol oynar. Kendisine, ailesine ve sevdiklerine yeteri kadar zaman ayıramayan kişiler, dış çevreleriyle olan iletişimlerinde güçlükler yaşayabilmektedir. Yoğun iş hayatı, pek çok kişinin tercihi olmadığı gibi bunun sonucunda yaşanacak güçlükler de kişilerin kaderi değildir. İş hayatında yapıcı ve olumlu bir bakış açısı kazanmaya çalışmak, evde iş konuşmayarak iş ile ev arasındaki çizgileri belirlemek bu dengeyi kurmak konusunda yardımcı olacaktır."

Yoğun iş hayatının getirdiği stresle baş etmenin yolları
Bazı basit ama etkili önerilere kulak vererek yoğun iş hayatının psikolojimiz üzerindeki olumsuz etkilerinin giderilebileceğini ifade eden Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, önerilerini şu şekilde sıralıyor:
* Yoğun iş temposu içerisinde verilecek kısa süreli molalar, zihinsel ve psikolojik yorgunluğu engellemeye yardımcı olur.
* Yeteri kadar su içmek, arada temiz hava almak ve içinde bulunulan odayı havalandırmak fiziksel yorgunluğu gidermeye destek olacağından, psikoloji de bundan olumlu etkilenecektir.
* Masa başı işinde çalışan kişiler, sevdikleri kişilerin fotoğraflarından ve çiçek gibi objelerden masaya yerleştirerek kendilerini daha iyi hissedebilir, motivasyonlarını artırabilir.
* İşlerin iyi planlanması, iş yetiştirme stresini engelleyeceğinden büyük önem taşır.
* Günlük bakıma özen göstermek kişilerin öz güvenlerine olumlu katkı sağladığından, dikkate alınması gereken bir diğer önemli konudur.

Bunları Tanıyoruz

Posted: 08 May 2015 01:27 PM PDT

Genel seçim yaklaştıkça siyasal İslamcı iktidar, seçim çalışmalarına "Din Savaşı"na döndürdü. Söylemlerini dini menkıbeler ekliyor, toplu dini ritüeller düzenliyor, ellerini Kuran'ı alıp üstümüze doğru sallıyorlar. Baş neo-Muaviye ana muhalefet partisi liderine "Sayın Kılıçdaroğlu, ben Kuran'la büyüdüm, Kuran ile yaşıyorum. Onu sen kendine söyle. Kendi şahsında Kuran'ın yerinin ne olduğu malum" diyerek söylemini bir ileri aşamaya taşıdı. 1400 yıl önce bu topraklara atılan ayrıştırıcı tohumları/nefret söylemini Anadolu'da yeniden filizlendirerek yeni "Sıffın Savaş"larının önünü açmak istiyor.



"Sıffın" İslam tarihinde ayrışmanın başladığı, kanlı iktidar savaşının adıdır. Halife Hz. Ali ile halifeliğini onamayan Şam Valisi Muaviye arasındaki iktidar kavgasıdır. Savaşın ana nedeni Mekke oligarşisinin Halife Osman döneminde elde ettikleri ayrıcalıkları korumak/sürdürmek istemeleri, buna karşı Halife Ali'nin tercihini ezilenler, yoksullar, dışlanmışlardan yana yapmasıdır. Kısacası bu savaş oligarklar/aristokratlar ile ötekiler arasında verilen İslam tarihinde ilk iktidar savaşıdır. Bu savaşta ana belirleyici öğe Kuran'ın siyasallaştırılmasıdır. Yenilen Muaviye ordusu, yenilgiyi başarıya çevirmek için kılıçlarının uçlarına Kuran ayetlerine takarak savaşa sürdürmek istedi. Bu davranış karşısında tutuk kalan Hz. Ali taraftarları savaşmak yerine önerilen "hakem olayına" benimsediler. Hz. Ali kurulan hakem kumpasıyla savaşı/halifeliği kaybetti.

Sıffın Savaşının sonucu, İslam dünyasında inançsal ve siyasi açıdan ağır olmuştur. İnançsal ayrışma Ali taraftarlığı "Ehl-i Beyt, Alevilik" olarak ayrı mezhep olarak gelişirken, diğer kısım "Ehl-i Sünnet, Sünni" olarak yerini aldı. Bu ayrışma İslam'ı inananlar arasında kanlı mezhep savaşlarını başlattı. Binlerle ifade edilen insan savaşlarda öldü. Nefret tohumları ekildi. İnananlar arasında aşılması güç dini bariyerler oluştu. Savaşın siyasi sonucu Mekkeli oligarklar/aristokratlar adına Muaviye'nin iktidara ele geçirmesidir. Geliştirilen yeni iktidar anlayışı ile İslam'ın barış, sevgi, birlikte yaşama kültürü, mütevazi yaşam anlayışı terk edilerek yerine israfçı yaşam tarzı, ayrıştırıcı nefret söylemi aldı. Yayılmacı politikalar benimsendi, ganimet elde etmek için katliamlar başladı.

Muviye'nin yönetim anlayışının temelini para, kumpas, tehdit, entrika ve siyasi suikast oluşturur. Kamusal zenginliklerin yağmalanmasına benimser, dönemin görkemli sarayları israfçı yaşamın simgesini olur. İktidarının sürekliliği için kutsal, etik ölçüt aramaz. Ülkemizdeki takipçileri de Muaviye'nin 1400 yıl önceki yönetim anlayışını ve ayrıştırıcı/ötekileştirici politikalarını benimsemişlerdir. Neo-Muaviyelerin bu anlayışı ülkemizi tipik "üçüncü dünya" ülkesi konumuna sürüklenirken, Ortadoğu'yu kan gölüne çevirdi. Kamu kaynaklarını yağmalatmada, yolsuzlukların büyüklüğü, israfçı/gösterişli yaşam ölçüt tanımıyor. Kumpasçı, tehditçi, entrikacı iktidarlarını sürdürmek için yargı müdahale ediliyor, demokratik haklar kısıtlanarak baskıcı/sansürcü devlet anlayışı oluşturuluyor, hak arayanlara karşı ölçüsüz şiddet uygulanarak yıldırılmaya çalışılıyor.

Meydanlarda Kuran sallayanları "Sıffın Savaşı"ndan bu yana iyi tanıyoruz. Bu kez yeni bir hakem olayı yaşatmalarına izin vermeyelim.

 İrfan O. Hatipoğlu 
iohatip@hotmail.com

Vildan Turan dinleyicileri ile buluşuyor

Posted: 08 May 2015 01:15 PM PDT



Müzikal kariyerinin ilk albümü ''Hüma'' ile müzik severlerle buluşan Vildan Turan, canlı performanslarla dinleyicileri ile buluşmaya devam ediyor. Farklı yörelere ait türküleri seslendirdiği albümü için yerel ve ulusal basından olumlu dönüşler almaya devam eden müzisyen İzmir Nazarköy 6. Boncuk Festivali'nde sahne almaya hazırlanıyor.

Kemal Paşa'nın gelenekselleşen 6. Boncuk Festivali'nde özel bir repertuarla sevenleri ile buluşacak Vildan Turan'ın konseri Kemalpaşa Nazarköy Meydanı'nda gerçekleşecek.

Etkinlik: Nazarköy 6. Boncuk Festivali

Yer: Kemalpaşa Nazarköy Meydanı

Tarih: 10 Mayıs Pazar

Saat: 13.00

Hiç yorum yok: