GÜNDEM


More

Sözcü Haber

Unknown on : 3 Haziran 2015 Çarşamba 0 YORUMLAR
Unknown
ETİKETLER :

Sözcü Haber


Barış Atay hakkındaki dava karara bağlandı

Posted: 02 Jun 2015 02:07 PM PDT



Birgün Gazetesi'ndeki bir yazısında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, oğlu Necmeddin Bilal Erdoğan ile Yasin El Kadı'ya hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanan oyuncu Barış Atay hakkındaki dava karara bağlandı. Sanık Barış Atay, Recep Tayyip Erdoğan'a basın yoluyla hakaretten 7 bin 80 lira adli para cezasına çarptırılırken; Necmeddin Bilal Erdoğan ve Yasin El Kadı yönünden ise beraat etti.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Barış Atay (Mengüllüoğlu) katılırken; şikayetçiler Recep Tayyip Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan ve Yasin El Kadı'yı ise avukatları temsil etti.
Barış Atay'ın avukatlarından İsmail Demirci, müvekkilinin yazısında hakaret kastı içermediğini, basın ve fikir özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek "Aslında köşe yazısı ihbar niteliğindedir. Çünkü ülkeye girişi yasak olan bir şahsın otel lobisinde görüntülenmesi üzerine bir yorum yapılmıştır. Bu şekilde algılanması gereken bir yazıdır. Birleşmiş Milletler'in, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin basını koruyucu benzer mahiyette kuralları çerçevesinde yine Anayasa Mahkemesi'nin benzer kararları çerçevesinde müvekkilimin beraatini talep ediyorum" dedi. Atay'ın avukatlarından Ebru Timtik ise Yasin El Kadı'nın sadece Türkiye'de değil, birçok ülkede yargılama konusu olduğunu, terörü finanse eden listesinde yer aldığını, eleştirinin sebebinin kişisel olmadığını, kamu yararından kaynaklandığını, muhatabının ise buna tahammülünün gerektiğini ifade etti.

ERDOĞAN VE KADI'NIN AVUKATLARI: ŞİKAYETÇİYİZ

Şikayetçiler Recep Tayyip Erdoğan ve Bilal Erdoğan'ın avukatı Hatice Özay, "Şikayetimiz devam etmektedir. Sanığın cezalandırılmasını istiyoruz" dedi. Yasin El Kadı'nın avukatı Serkan Yar ise "Müvekkilimiz benzer suçlardan aklanmıştır. Değişik ülkelerde terörü finanse eden listesinden de çıkarılmıştır. Sanık yazısında müvekkilimden şüpheli olarak bahsetmemektedir, kati olarak finansör denmektedir. Hakaret suçunun unsurları oluşmuştur, sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum" diye konuştu.
Hakimin, Yasin El Kadı'nın Türkiye'de ne zaman terörü finanse edenler listesinden çıkarıldığını sorması üzerine araya giren Barış Atay'ın avukatı İsmail Demirci, "Yasin El Kadı, Birleşmiş Milletler'in ilgili listesinin 39. sırasında yer almaktadır. Bizim kastımız sadece Türkiye değildir" dedi. Avukat Demirci, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden rızalarının olmadığını da belirtti.

"ADALET SİSTEMİNİN BİR AİLENİN ÖZEL MAHKEMESİ GİBİ İŞLEV GÖRMESİ BENİ RAHATSIZ EDİYOR"

Bu arada duruşmada fotoğraf çeken bir izleyecinin telefonuna el konuldu ve savcılıkça işlem yapılması için hakkında tutanak tutuldu. Daha sonra söz verilen sanık Barış Atay savunmasında şunları söyledi: "Ben esasen üslup itibariyle sert eleştiri getiren bir gazeteci olarak tanınırım. Mümkün olduğunca yumuşak bir üslup çerçevesinde sözlerimi bildireceğim. Bu çerçevede ben bir yurttaş olarak evimde oturup TV'yi izlediğim zaman bu durumun artık iktidar için bir paranoya, yurttaşlar için ise cadı avına dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalındığını görüyorum. II.Abdülhamit dönemine ait belli yasaklamalarla karşı karşıya kalınacaktır. Kaldı ki adalet sisteminin bir ailenin özel mahkemesi gibi işlev görmesi beni rahatsız ediyor. Duruşma listesine baktığımda böyle bir izlenim ediniyorum. Bir basın mensubu olarak gördüğüm hususları eleştirme hakkım olduğunu düşünüyorum. Bunun da bir suç olmadığını düşünüyorum."

RECEP TAYYİP ERDOĞAN'A HAKARETTEN CEZA

Hakim Abdurrahman Orkun Dağ, şikayetçiler Yasin El Kadı ve Necmeddin Bilal Erdoğan yönünden suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verdi. Hakim, suç tarihinde Başbakan sıfatı taşıyan şikayetçi Recep Tayyip Erdoğan yönünden ise hakaret suçundan sanığın 7 bin 80 lira adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti. Hakim kararında, sanık tarafından rıza koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığını da belirtti.

İDDİANAME...

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede, sanık Barış Atay'ın 9 Mart 2014 tarihli nüshasında "Ey hükümetin başı" başlıklı bir yazı kaleme aldığı ifade ediliyordu. Atay'ın yazısında, "... O da Bilal'in en büyük terör finansörlerinden biri olan Yasin El Kadı'yla yolsuzluk planları yapmak için buluştuğu otel lobisi" şeklindeki sözleriyle basın yoluyla şikayetçilere hakarette bulunduğu ileri sürülüyordu. İddianamede, sanığın Recep Tayyip Erdoğan yönünden 1 yıl 2 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapsi istenirken; diğer şikayetçiler yönünden ise 3 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapisleri talep ediliyordu.

Erdoğan'dan, Dündar ve Cumhuriyet hakkında suç duyurusu

Posted: 02 Jun 2015 02:02 PM PDT



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazeteci Can Dündar ve Cumhuriyet Gazetesi hakkında bireysel suç duyurusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Can Dündar hakkında, genel yayın yönetmeni olduğu Cumhuriyet gazetesinde geçen yıl Hatay ve Adana'da, MİT'e ait yardım tırlarının durdurulmasıyla ilgili, "gerçeğe aykırı bazı görüntü ve bilgiye yer verdiği" gerekçesiyle bireysel suç duyurusunda bulundu.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEDİ

Dilekçede Can Dündar'ın TCK'nın "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" "Gizliliğin ihlali", "Hükûmete karşı suç", " Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme", "Siyasal ve askeri Casusluk", "Gizli kalması gereken bilgileri açıklama", "Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlarından bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir müebbet ve 42 yıl hapsi cezası ile cezalandırılması istenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Erdoğan'ın avukatı Muammer Cemaloğlu tarafından verilen suç duyurusu dilekçesinde, Cumhuriyet gazetesinin 29 Mayıs 2015'deki nüshasında, geçen yıl Hatay ve Adana'da, MİT'e ait yardım tırlarının durdurulmasıyla ilgili, "gerçeğe aykırı bazı görüntü ve bilgiye yer verildiği" belirtildi.

Dilekçede, Dündar'ın, "paralel örgüt tarafından kendisine sızdırılan sahte görüntü ve bilgileri yayınlayarak, yardım tırlarını, planlanan kurgu çerçevesinde 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terör örgütlerine yardım ettiği algısı oluşturmak amacıyla' sahte ihbar ve sahte delillerle tuzak kurarak, tamamen hukuka aykırı bir biçimde tırları arayan örgüt mensuplarının eylemine iştirak ettiği" bildirildi.

"Devletin ve milletin milli menfaatlerini paralel örgüt ile hareket ederek hedef alan Dündar'ın bu eyleminin gazetecilik olarak değerlendirilemeyeceği" vurgulanan dilekçede, Adana ve İstanbul Cumhuriyet başsavcılıklarınca paralel örgüte karşı bazı suçlardan dolayı soruşturma açıldığı hatırlatıldı.

Dilekçede, "Soruşturma yürütülen örgüt mensuplarının eylemine iştirak eden şüpheli Can Dündar hakkında şikayetçiyiz" ifadesi kullanıldı.

Dündar'ın, yürütülen soruşturmalarla ilgili alınan yayın yasağı kararlarına rağmen, "gerçeği yansıtmayan haber, yorum ve görüntüleri yayınlamak suretiyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve gizliliği ihlal suçlarını işlediği" de savunulan dilekçede, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, gizli kalması gereken bilgileri açıklama" suçlarının da arasında bulunduğu bazı suçlardan Dündar hakkında gerekli tahkikatın yapılarak kamu davası açılması talep edildi.

Tuğçe Kazaz

Posted: 02 Jun 2015 04:00 AM PDT



Eski manken Tuğçe Kazaz,
CHP zihniyetine tepki olarak Hristiyan olduğunu açıkladı.

açıklama bir yerlere şirin gözükmek,
Gündeme gelmek için olabilir ama ,
Çok sıkıntılı bir açıklama,

Durum bir nevi,
Hocaya kızıp oruç bozmak,
Yada,
Bazı haltlar yiyip,
Şeyine göre hoca bularak,
Günahtan kurtulma telaşı gibi,

Her neyse biz biraz derine inelim,
Tuğçe Kazaz,
Hristiyan olmasını CHP'ye tepki için diye açıklıyor,
Din değiştirmesini anladım da,
Hristiyan koca şart mıydı onu anlayamadım,
yoksa oda Müslüman erkeklere tepki miydi?
Bu konuya açıklık getirmesi gerekir.

2005 de evlenirken
'Yorgos'u tanıyıncaya kadar Müslüman'dım.
Onu tanıdıktan sonra Ortodoks olmaya karar verdim' demiş.

Tekrar Müslüman olmaya karar verdiğine göre,
Bu sefer kimi tanıdı da dönüş yaptı,

Yarın başkasını tanıyıp,
Yahudi Ateist Budist Putperest olma ihtimali var mı?

Zamana göre parti değiştirenleri bilirdik,
Yeni moda,
adama göre din değiştirmek mi?

Mankenlikten gelen alışkanlıkla,
Din değiştirmeyi elbise değiştirmek gibi basit anlatan,
Tuğçe Kazaz açıklamalarıyla,
Dini inançları basite almıyor mu?

Aysun Kayacı'nın
"Benim oyumla neden dağdaki çobanın oyu eşit?' saygısızlığını,
dilinden düşürmeyenlerin,

Tuğçe Kazaz'ın saygısızlıklarını sahiplenmesi,
Çelişki değil mi?

Birçok soru peş peşe sıralanabilir.

Sorun,
Tuğçe Kazaz'ın din değiştirip,
Hristiyan olması,
Tekrar dönüp Müslüman olması,
Değil.

Sorun,
Siyasi partileri siyaset adamlarını,
Kullanarak,
Dini konularda görüş beyan edenlere,
Kim olduğuna,
daha önceleri ne haltlar karıştırdığına bakmaksızın,
Prim veriliyor olması,

Bunlara bu kadar kolay prim verirsek,
zamanla,
Tuğçe Kazaz'dan tesettür defilesi,
Hülya Avşar'dan ahlak dersleri,
İbrahim Tatlıses'ten ezan,
Bülent Ersoy'dan ilahiler,

Normal gelmeye başlar ki.
Zaten normal gelmeye başladı,

Demem o ki,
"Suç söyleyende değil ,
Suç dinleyende."


Aydın KOCA 
Kemalin Aydın
koca1907@yahoo.com.tr

Hiç yorum yok: