GÜNDEM


More

Sözcü Haber

Unknown on : 15 Aralık 2015 Salı 0 YORUMLAR
Unknown
ETİKETLER :

Sözcü Haber


Varlığımız Aydınlık Türkiye’nin Umudu!

Posted: 14 Dec 2015 06:00 AM PST

Ulusal Eğitim Derneği Genel Merkezi 7. Olağan Genel Kurulu'nu Necatibey Caddesi No:13/13 Sıhhiye-Ankara adresindeki dernek salonunda yaptı.

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk ve yaşamını eğitime adamış eğitim emekçileri için yapılan saygı duruşu ve Milli Marşımızın söylenmesi ardından, Genel Başkan Nazım mutlu açış konuşması yaptı.

Eğitimimizin getirildiği durum ve çıkış yolları üzerinde duran Nazım Mutlu, divana önerilenleri oylattıktan sonra, genel kurulu yönetmeleri için, Ayhan Sarıhan başkanlığındaki divan üyeleri Bayram Kutlu ve Songül Akgül'ü davet etti.

İzmir Şube Başkanı Osman Gazi Oktay ve İsparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek'in illerinde yaptıkları çalışmaları anlatmaları sonrası, Ulusal Eğitim Derneği Onursal Genel Başkanı Zeki Sarıhan bir konuşma yaptı.

Zeki Sarıhan, güçlerini kimsenin küçümsememesi gerektiğini, gelecekteki aydınlık günlerin yaratıcı dinamiğini bu gücün oluşturacağına vurgu yaptı. ''Varlığımız Aydınlık Türkiye'nin umududur'' dedi.

Yönetim, denetim ve onur kurulu raporlarının okunması ve raporlara ilişkin konuşmaların ardından, tüm kurullar aklandı.

Çarşaf liste ile girilen seçimde oluşan yönetim kurulu, ilk yönetim kurulu toplantısında görev dağılımı yaptı.

Nazım Mutlu (Genel Başkan)

Aydın Karataş (Genel Başkan Yrd.)

Mustafa Pala (Genel Yazman)

Birsen Sürmeli (Genel Sayman)

Tuğba Saydam (Yazman Yardımcısı)

Şule Uncu (Sayman Yardımcısı)

Nilgün Ozan (Üye) olarak belirlendi.





Haber : Osman Gazi OKTAY

Fotoğraf : Aydın KARATAŞ

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkez Web de AB Mandacılığı

Posted: 14 Dec 2015 03:00 AM PST



Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkez Web sitesinde Hüseyin ASAR imzası ile "Efeler Kent Konseyi'nde ADD Neden Yok?"Başlıklı bir yazı yayımlanmış.

Yazıda Kent Konseyleri gerçeğinin üzeri ustaca örtülüyor gerçekdışı methiyeler düzülüyor..
ADD WEB de bu yazının yayınlanmış olması bir "akıl tutulması" ile açıklanamaz. Bu yazı cumhuriyetimize üniter devlet yapısına, Cumhuriyetimizin temel değerlerine karşı ustaca ve sinsice yapılmış bir saldırıdır.
Bu karşı devrimci anlayışın dillendirildiği bir yazıyı ADD WEB sitesine koyan mandacı ve mason anlayışı şiddetle kınıyoruz.
Yazıda "Kent konseyi nedir?" diye soruluyor ve yanıtı veriliyor.. Aynen alıyorum.. " Kent konseyleri, kentlerin sağlıklı gelişimi için gerekli unsurların başında gelmektedir. Konsey içindeki sivil toplum kuruluşları, kentin her türlü sorununu bire bir yaşayıp gördükleri için yapılması gerekenleri çok iyi irdeleyebilmektedir. Yerel yönetimler de bu konseyden gelen istekleri değerlendirip, kentlerini daha yaşanabilir bir yere dönüştürmek için çalışırlar. Sorunları yerinde ve yerel güçlerle birlikte çözmek en akılcı yoldur. Böylece sorunları sahiplenen ve çözümüne katkı koymaya çalışan bilinçli paydaşların oluşumu sağlanmış olacaktır. Toplumda haklara, yetkilere karşı duyarlılığın yaratılması ve gelişmesi için yerel konuşma ve tartışma merkezine elbette gereksinim vardır. Konsey içinde belediyelerden sadece sekreterya için yetkililer bulunur. Diğer üyelerin ne kadar çoğu STK'lardan gelirse o kadar verimli çalışırlar. Ülkemizde bu işi tam anlamıyla yapan birçok kent konseyi bulunmaktadır. Bursa Nilüfer gibi, İzmir Ödemiş gibi.
…………..
Hüseyin ASAR"
Onlarca aydın-Kemalist bilim insanının konu ile ilgili yazılarının ADD Genel Başkanlığına özel görevli olarak atanmış Mason Tansel Çölaşan'ın onayını alamadığı için ADD web de yer bulmadığının çok yakın tanığıyız..
Mesleki bilgi ve birikim gerektiren yazıları bile "ben incelemeden yayınına onay vermem" diyen Çölaşan'dan , bu yazının onay alıp yayınlanmış olması ADD'nin Kemalist-halkçı-devrimci çizgisinden, özünden özel görevlilerce uzaklaştırıldığının tartışmasız kanıtıdır.
Peki; Nedir Kent Konseyleri,

Gerçekte Kent Konseyleri "Katılımcılık, demokratikleşme, sürdürülebilir kalkınma, yerinden yönetim gibi geniş halk yığınlarının kolayca benimseyip savunacağı kavramlarla ortaya atılan "Kent Konseyleri" zaten örgütsüz ve yoksul olan geniş toplum kesimlerinin kısıtlı da olsa yararlanabildiği demokratik kimi hak ve özgürlüklerinde sınırlandırılmasının aracı olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır. Bu nedenlerle "katılımcı-yönetişim" adı verilen bu uygulama demokratik değil, tam tersine anti-demokratiktir. Yani, yönetim, söz ve karar yalnızca "Sermayenindir."
Sömürünün ve sermayenin küreselleştiği, Küresel sermayenin, ulus/üniter devletlere karşı küresel bir saldırıya geçtiği gerçeği ile karşı karşıya olduğumuzu yaşayarak görüyor ve biliyoruz.
Bir bütünün parçaları olan "Kalkınma Ajansları, Kent Konseyleri, Büyükşehir Yasaları" gerçekte, yerel kamu hizmetlerinin ve halkın gereksinmelerinin küresel sermayenin kar alanına dönüştürüldüğü, yerel yönetimlerin, ulusaldan kopartılıp, küresel çetenin kontrol ve denetimine geçtiği, Yerel Yönetimlerin kar amacı gütmeden gerçekleştirdikleri kamu hizmetlerinin özelleştirilerek piyasalaştırıldığı, sosyal devlet kavramının tarihe karıştırıldığı bir sürecin öncüleridir. Önümüzdeki yıllarda Yerel Yönetimler ulus ötesi işletmecilerinin kar alanları haline gelecektir."

http://sozcuhaber.blogspot.com.tr/2012/12/kent-konseyleri-ya-da-ulus-devletin.html

Konu ile ilgili olarak 18 Aralık 2012 de kaleme aldığım KENT KONSEYLERİ YA DA ULUS DEVLETİN İMHASI" başlıklı yazı "Efeler Kent Konseyi'nde ADD Neden Yok?" yazısına yanıt niteliğindedir..
Bilgilerinize saygı ile.

Tek başına koalisyon hükümeti!

Posted: 13 Dec 2015 10:30 PM PST



7 Haziran seçimlerinden,
AKP tek başına iktidar çıkmayınca,
Yandaş medya aracılığı ile
Halka,
Koalisyon olursa,
İstikrar bozulur,
Projeler yarım kalır,
Yatırımlar durur,
Ekonomi çöker,
Barış süreci biter,
Terör yeniden başlar,
Mesajları verildi,
Kibarca!
Mutlu, huzurlu ve güvende olmak istiyorsan,
Tek başına iktidar iste dendi.

Ekonomi ve terör tehdidiyle oluşturulan,
Korku ortamında erken seçime gidildi,
Korkuya yenilen,
% 9 seçmen tercih değiştirdi,
Sonuçta cumhurbaşkanı ve hükümet istediğini aldı,
Tek başlarına iktidar oldu,

Oldu olmasına da,
Koalisyon olmasın diye işi yokuşa süren Davutoğlu,
Atanmış Başbakan olarak paşa paşa,
Cumhurbaşkanı ile,
Koalisyon kurdu,

Cumhurbaşkanı AKP'li,
Başbakan AKP'li,
Koalisyon bunun neresinde anlayamadım diyorsun,

İyide kardeşim,
Cumhurbaşkanının yapıp
Atanmış başbakanın eline tutuşturduğu kabine,
Hepsi sağ çizgide dört partiden oluşuyor,

Ahmet Davutoğlu (AK Parti)
Numan Kurtulmuş (SAADET Partisi-HAS parti),
Süleyman Soylu (Doğru Yol Partisi),
Tuğrul Türkeş (MHP),
Berat Albayrak (saray kontenjanı)

Gördüğün gibi,
Bina dikilmiş,
Temel milli görüş,
Zemin kat muhafazakar,
Ara katlar merkez sağ,
Kaçak kat stepne milliyetçi,
Çatıya saraydan damat,

Bundan ala koalisyon mu olur?

Bu hükümet,
Doğan görünümlü Şahin misali,
Tek başına görünümlü koalisyon hükümeti,

Garibim Davutoğlu,
Ne yana dönse karşısında,
Potansiyel bir Başbakan var,
Kımıldayacak hali yok.
Ne kadar dayanır göreceğiz.

Eskiden Cumhurbaşkanlığı noter makamıydı,
Artık başbakanlık noter makamı oldu,

Bundan sonra ne olur?

Muhtemelen,
İlk genel kurulda,
Bilemedin bir sonraki genel kurulda,
Emanetçi Davutoğlu,
Sadrazamlık koltuğunu,
Damat Berat paşaya teslim eder.

Zaten şunun şurasında,
Hedef 2023'e ne kaldı ki.

Sonrası malum,
Padişahım çok yaşa durumu,

Aydın KOCA

Hiç yorum yok: